
İş Kazası Bildirim Süresi Kaç Gündür?
SGK Bildirimi, Süre Hesabı ve Yaptırımlar
İş kazasının meydana gelmesiyle birlikte yalnızca işçinin sağlık durumuna ilişkin süreç başlamaz; işveren açısından da çeşitli bildirim, kayıt ve iş sağlığı ve güvenliği yükümlülükleri gündeme gelir.
Bu yükümlülüklerden en önemlilerinden biri iş kazasının süresi içerisinde Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmesidir.
Özellikle uygulamada;
“İş kazası kaç gün içinde bildirilmelidir?”
“Üç günlük süre takvim günü mü, iş günü mü?”
“Hafta sonu süreye dâhil edilir mi?”
“İşveren kazayı geç öğrenirse üç günlük süre ne zaman başlar?”
“İş kazası bildirilmezse ne olur?”
sorularıyla sıkça karşılaşılmaktadır.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamında hizmet akdiyle çalışan 4/a sigortalıları bakımından iş kazasının, kural olarak kazadan sonraki üç iş günü içerisinde Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmesi gerekir. Ayrıca kazanın yetkili kolluk kuvvetlerine de derhal bildirilmesi öngörülmektedir. Ancak her iş kazasında süre başlangıcı aynı olmayabilir. Kazanın işverenin kontrolü dışında meydana gelmesi, işverenin olayı daha sonra öğrenmesi veya sigortalının 4/b kapsamında bulunması gibi durumlar süre hesabını değiştirebilir.
Anılı nedenlerle iş kazası bildiriminde yalnızca “üç gün” kuralının bilinmesi yeterli değildir; sürenin kim için, hangi tarihten itibaren ve nasıl hesaplanacağı da doğru belirlenmelidir.
İş Kazası Nedir?
İş kazası kavramı günlük hayattaki “işyerinde meydana gelen kaza” anlayışından daha geniştir.
5510 sayılı Kanun kapsamında bir olayın iş kazası olarak değerlendirilebilmesi için sigortalının kanunda belirtilen durumlardan biri sırasında bir olayla karşılaşması ve bu olay nedeniyle bedenen veya ruhen engelli hâle gelmesi gerekir.
SGK da iş kazası değerlendirmesinde sigortalılık, olayın meydana gelmesi ve olay sonucu bedensel veya ruhsal etkilenmenin birlikte bulunmasını esas almaktadır. Bu nedenle iş kazasının mutlaka fabrikanın, ofisin, şantiyenin veya diğer işyeri sınırlarının içerisinde gerçekleşmesi gerekmez.
Hangi Olaylar İş Kazası Sayılabilir?
5510 sayılı Kanun kapsamında, şartları bulunması hâlinde özellikle şu durumlarda meydana gelen olaylar iş kazası niteliği taşıyabilir:
- Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada meydana gelen olaylar,
- İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle meydana gelen olaylar,
- Sigortalının işveren tarafından görevle başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda meydana gelen olaylar,
- Emziren kadın sigortalının çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanda meydana gelen olaylar,
- Sigortalının işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş veya gelişi sırasında meydana gelen olaylar.
Dolayısıyla “Kaza işyerinin dışında olduysa iş kazası değildir.” şeklindeki yaklaşım hukuken doğru değildir.
Somut olayın 5510 sayılı Kanun’daki hâllerden birinin kapsamına girip girmediğinin ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
4/A Kapsamındaki İşçilerde İş Kazası Kaç Gün İçinde SGK’ya Bildirilmelidir?
Hizmet akdine tabi çalışan 4/a sigortalıları bakımından iş kazasını SGK’ya bildirme yükümlülüğü işverene aittir.
İşverenin, iş kazasını kural olarak kazanın meydana geldiği tarihten sonraki üç iş günü içerisinde Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirmesi gerekir.
Burada iki nokta özellikle önemlidir:
Süre üç takvim günü değil, üç iş günüdür.
Ayrıca kazanın meydana geldiği gün süre hesabına dâhil edilmez.
SGK’nın verdiği örneğe göre pazartesi günü meydana gelen bir iş kazasının SGK’ya bildirimi en geç perşembe günü yapılmalıdır. Çarşamba günü meydana gelen bir kazada ise araya hafta sonunun girmesi hâlinde bildirim süresi sonraki pazartesi gününe kadar devam edebilir.
Hafta Sonları Üç Günlük İş Kazası Bildirim Süresine Dâhil midir?
Kural olarak süre iş günü üzerinden hesaplandığından hafta sonu ve iş günü niteliğinde olmayan resmî tatiller süre hesabında dikkate alınmaz. Dolayısıyla iş kazası cuma günü meydana geldiğinde, üç günlük süreyi basitçe cuma-cumartesi-pazar şeklinde hesaplamak doğru değildir.
Süre hesabında somut tarihte hangi günlerin iş günü olduğu dikkate alınmalıdır. SGK’nın kendi örneklerinde de hafta sonu günleri üç iş günlük sürenin hesabına dâhil edilmemektedir.
İş Kazası Kolluk Kuvvetlerine Ne Zaman Bildirilmelidir?
4/a kapsamında çalışan bir sigortalının iş kazası geçirmesi hâlinde işverenin yalnızca SGK’ya bildirim yükümlülüğü bulunmamaktadır.
İş kazasının kazanın gerçekleştiği yerdeki yetkili kolluk kuvvetlerine derhal bildirilmesi gerekir.
Dolayısıyla iki bildirim birbirinden ayrılmalıdır:
Kolluk bildirimi → Derhal
SGK bildirimi → Kural olarak kazadan sonraki üç iş günü içerisinde
Bu iki yükümlülüğün süreleri birbirinden farklıdır.
İşveren Kazayı Geç Öğrenirse Üç Günlük Süre Ne Zaman Başlar?
İş kazası bildiriminde önemli istisnalardan biri, kazanın işverenin kontrolü dışındaki bir yerde meydana gelmesidir.
Sigortalının işverenin kontrolü dışındaki bir yerde iş kazası geçirmesi ve kazayla ilgili bilgi alınmasını engelleyen bir durum bulunması hâlinde SGK’ ya yapılacak bildirim bakımından üç iş günlük süre, kazanın meydana geldiği tarihten değil işverenin kazayı öğrendiği tarihten itibaren hesaplanabilir.
Burada yalnızca;
“İşveren kazayı geç öğrendiğini söylüyor.”
denilmesi yeterli olmayabilir.
Kazanın gerçekten işverenin kontrolü dışında meydana gelip gelmediği ve bilgi edinilmesini engelleyen bir durumun bulunup bulunmadığı somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmelidir.
Bu nedenle özellikle şehir dışı görevlendirmeler, saha çalışmaları veya işverenin doğrudan denetiminin bulunmadığı yerlerde meydana gelen kazalarda öğrenme tarihinin ispatlanabilmesi önem taşır.
4/B Sigortalılarında İş Kazası Bildirim Süresi Nedir?
Kendi adına ve hesabına bağımsız çalışan 4/b sigortalıları bakımından bildirim sistemi farklıdır.
Bu kişiler açısından iş kazasını bildirecek bir işveren bulunmadığından SGK bildirimini sigortalının kendisi yapar.
4/b sigortalısının iş kazasını, bir ayı geçmemek şartıyla, rahatsızlığının bildirim yapmaya engel olmadığı günden sonraki üç iş günü içerisinde SGK’ya bildirmesi gerekir.
Dolayısıyla 4/b sigortalıları için;
“Her durumda kazadan sonraki üç iş günü içerisinde bildirim gerekir.”
şeklinde bir genelleme doğru değildir.
Kanun, kişinin kaza sonrasında bildirim yapabilecek durumda bulunup bulunmadığını da dikkate alan farklı bir sistem öngörmektedir.
İş Kazası Bildirimini Kim Yapmalıdır?
Bildirim yükümlüsünün kim olduğu sigortalılık statüsüne göre değişmektedir.
4/a kapsamında hizmet akdiyle çalışanlarda bildirim yükümlülüğü işverene aittir. İşçinin SGK bildirim yükümlülüğünü işveren yerine yerine getirmesi beklenmez.
4/b kapsamında kendi adına ve hesabına çalışanlarda ise bildirim sigortalının kendisi tarafından yapılır.
Tarım veya orman işlerinde hizmet akdiyle süreksiz çalışan bazı sigortalı grupları bakımından ise mevzuatta ayrıca özel bildirim hükümleri bulunmaktadır. SGK, bu gruplarda bildirimin sigortalı veya işveren tarafından yapılabileceğini belirtmektedir.
İş Kazası Bildirimi Nasıl Yapılır?
İş kazası bildiriminin yalnızca zamanında değil, usulüne uygun biçimde yapılması gerekir.
SGK’ya bildirim elektronik ortamda e-Sigorta uygulaması üzerinden yapılabilir.
Bunun yanında “İş Kazası ve Meslek Hastalığı Bildirgesi” kullanılarak ilgili Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne veya Sosyal Güvenlik Merkezine doğrudan ya da posta yoluyla bildirim yapılması da mümkündür.
Bildirim sırasında kazanın meydana geliş biçiminin mümkün olduğunca açık ve doğru aktarılması önemlidir.
İş kazasının bildirilmesi, işverenin kusuru kabul ettiği anlamına gelmez. SGK açısından olayın iş kazası niteliğinin değerlendirilmesi ile işverenin kazadaki hukuki veya cezai sorumluluğunun değerlendirilmesi birbirinden farklı konulardır.
İş Kazası Bildirimi Yapılması İşverenin Kusurunu Kabul Ettiği Anlamına Gelir mi?
Hayır.
İş kazası bildirimi, kanundan kaynaklanan bir bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmesidir.
Bir olayın sosyal güvenlik hukuku bakımından iş kazası sayılması ile kazanın meydana gelmesinde işverenin kusurlu olup olmadığı aynı mesele değildir.
Dolayısıyla işverenin;
“Bildirim yaparsam kazayı benim hatamla olmuş gibi kabul etmiş olurum.”
düşüncesiyle bildirimden kaçınması doğru değildir.
Kusur oranı; iş sağlığı ve güvenliği önlemleri, olayın meydana geliş biçimi, işçinin davranışı, üçüncü kişilerin etkisi ve diğer somut koşullar dikkate alınarak ayrıca değerlendirilir.
İş Kazası Bildirim Süresi Kaçırılırsa Ne Olur?
İş kazasının süresinde bildirilmemesi işveren açısından çeşitli sonuçlar doğurabilir.
4/a sigortalısının geçirdiği iş kazasının işveren tarafından kanuni süresi içerisinde SGK’ya bildirilmemesi hâlinde, bildirimin Kuruma yapıldığı tarihe kadar sigortalıya ödenen geçici iş göremezlik ödeneği SGK tarafından işverenden tahsil edilebilir. Ayrıca bildirim yükümlülüğünün süresinde yerine getirilmemesi nedeniyle idari para cezası uygulanması da gündeme gelir.
İdari para cezalarının miktarı sabit değildir. İşyerinin tehlike sınıfı ve çalışan sayısı gibi ölçütlere göre farklılaşabildiği gibi tutarlar her yıl yeniden değerleme kapsamında değişebilmektedir.
Bu nedenle cezanın olayın gerçekleştiği yıl ve işyerinin özelliklerine göre ayrıca hesaplanması gerekmektedir.
4/B Sigortalısı Bildirimi Geç Yaparsa Ne Olur?
4/b sigortalıları bakımından geç bildirimin sonucu farklıdır.
SGK’nın güncel açıklamasına göre 4/b sigortalısının iş kazasını süresinde bildirmemesi hâlinde bildirim tarihine kadar geçen süreye ilişkin geçici iş göremezlik ödeneği ödenmez; bildirim tarihinden sonraki dönem için gerekli şartlar varsa ödeme yapılabilir.
Dolayısıyla 4/a işvereninin geç bildirimi ile 4/b sigortalısının geç bildirimi aynı hukuki sonuçlara tabi değildir.
İş Kazasının Geç Bildirilmesi İşçinin Tüm Haklarını Ortadan Kaldırır mı?
Hayır.
Kaynak metindeki “çalışanın maddi ve manevi haklardan mahrum kalmasına yol açabilir” ifadesinin bu nedenle daha dikkatli kullanılması gerekir.
İşverenin SGK’ya bildirim yükümlülüğünü yerine getirmemiş olması, olayın iş kazası olma niteliğini kendiliğinden ortadan kaldırmaz ve işçinin bütün haklarını otomatik biçimde kaybetmesi sonucunu doğurmaz.
SGK’nın iş kazası sigortasından sağladığı başlıca haklar arasında geçici iş göremezlik ödeneği, sürekli iş göremezlik geliri ve ölüm hâlinde hak sahiplerine yönelik ödemeler bulunmaktadır. İş kazası sigortasından yararlanmak için belirli bir prim günü şartı da aranmamaktadır. Ancak bildirimin zamanında yapılmaması olayın araştırılması, delillerin toplanması ve sosyal güvenlik işlemlerinin yürütülmesi bakımından uyuşmazlıklara ve gecikmelere yol açabilir.
İş Kazası Bildirilmemişse İşçi Ne Yapabilir?
İşverenin iş kazasını süresinde bildirmemiş olması, işçinin olayın iş kazası olduğuna ilişkin hak arama yollarını tamamen ortadan kaldırmaz.
Somut olayda SGK nezdinde iş kazasının tespiti süreci, gerekli hâllerde yargısal başvurular ve kazadan doğan diğer talepler gündeme gelebilir.
Bu aşamada özellikle;
- hastane ve sağlık kayıtları,
- olay yeri tutanakları,
- kamera kayıtları,
- işyeri kayıtları,
- tanıklar,
- kolluk tutanakları,
- iş güvenliği kayıtları ve
- olayın iş ile bağlantısını ortaya koyabilecek diğer belgeler
önem arz etmektedir.
Delillerin mümkün olduğunca olayın hemen ardından korunması, ileride çıkabilecek uyuşmazlıklar açısından önemlidir.
İş Kazası ile Meslek Hastalığının Bildirim Süresi Aynı mıdır?
Her ikisinde de üç iş günlük bildirim süreleri gündeme gelebilmekle birlikte sürenin başlangıç noktası aynı değildir.
4/a sigortalısının iş kazasında kural olarak süre kazanın meydana geldiği tarihten sonraki iş günlerinden itibaren hesaplanırken, meslek hastalığında işveren açısından bildirim süresi meslek hastalığının öğrenildiği günden başlayarak üç iş günüdür.
Dolayısıyla iş kazası ile meslek hastalığının bildirim usulleri birbirine karıştırılmamalıdır.
İş Kazası Bildiriminde Sık Yapılan Hatalar
Uygulamada özellikle şu hatalarla karşılaşılmaktadır:
- Üç iş günü yerine üç takvim günü hesabı yapılması,
- Hafta sonlarının yanlış biçimde süreye dâhil edilmesi,
- İşverenin kontrolü dışında meydana gelen kazalarda öğrenme tarihinin dikkate alınmaması,
- İşyerinin dışında meydana gelen hiçbir olayın iş kazası sayılmayacağının düşünülmesi,
- İşveren tarafından sağlanan servis aracında meydana gelen kazaların gözden kaçırılması,
- Süt izni sırasında meydana gelen olayların değerlendirilmemesi,
- Kolluğa yapılacak derhal bildirim ile SGK’ya yapılacak üç iş günlük bildirimin birbirine karıştırılması,
- İş kazası bildiriminin işverenin kusuru kabul ettiği anlamına geldiğinin düşünülmesi,
- 4/a ve 4/b sigortalılarının bildirim sürelerinin aynı olduğunun varsayılması.
Bu nedenle iş kazası meydana geldiğinde yalnızca kazanın tarihi değil, sigortalının statüsü, kazanın meydana geldiği yer, işverenin olayı ne zaman öğrendiği ve olayın iş ile bağlantısı birlikte değerlendirilmelidir.
Sıkça Sorulan Sorular
İş kazası SGK’ya kaç gün içerisinde bildirilmelidir?
4/a kapsamındaki sigortalılarda işverenin, iş kazasını kural olarak kazanın gerçekleştiği tarihten sonraki üç iş günü içerisinde SGK’ya bildirmesi gerekir.
İş kazası üç gün mü, üç iş günü mü?
Üç iş günüdür.
Hafta sonu ve iş günü sayılmayan resmî tatiller süre hesabında dikkate alınmaz.
İş kazasının olduğu gün üç günlük süreye dâhil midir?
Kural olarak hayır. SGK bildirimi kazanın gerçekleştiği tarihten sonraki üç iş günü içerisinde yapılır.
İşveren iş kazasını geç öğrenirse ne olur?
Sigortalının kazayı işverenin kontrolü dışındaki bir yerde geçirmesi ve kazayla ilgili bilgi edinilmesine engel bir durum bulunması hâlinde üç iş günlük süre işverenin kazayı öğrendiği tarihten itibaren başlayabilir.
Kolluğa da bildirim yapılması gerekir mi?
4/a kapsamındaki iş kazalarında işverenin kazayı yetkili kolluk kuvvetlerine derhal, SGK’ya ise kural olarak üç iş günü içinde bildirmesi gerekir.
İş kazası bildirimi yapılırsa işveren kusurunu kabul etmiş olur mu?
Hayır. Bildirim kanuni bir yükümlülüktür. İşverenin kazadaki kusurunun bulunup bulunmadığı ayrıca değerlendirilir.
İşyerinin dışında meydana gelen kaza iş kazası olabilir mi?
Evet. İşveren tarafından yürütülen iş nedeniyle, görevlendirme sırasında, süt izninde veya işverence sağlanan taşıtla işe gidiş-geliş sırasında meydana gelen olaylar şartları varsa iş kazası sayılabilir.
Servis aracında meydana gelen trafik kazası iş kazası mıdır?
Sigortalının işveren tarafından sağlanan taşıtla işin yapıldığı yere gidiş veya gelişi sırasında geçirdiği kaza, diğer koşulların da bulunması hâlinde 5510 sayılı Kanun kapsamında iş kazası olarak değerlendirilebilir.
İşveren üç iş günlük süreyi geçirirse iş kazası artık bildirilemez mi?
Hayır. Sürenin geçirilmesi bildirim yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Geç de olsa bildirim yapılmalıdır. Ancak geç bildirim işveren bakımından idari para cezası ve SGK’nın bazı ödemeleri işverenden tahsil etmesi gibi sonuçlar doğurabilir.
İşveren iş kazasını hiç bildirmezse işçi bütün haklarını kaybeder mi?
Hayır. İşverenin bildirim yapmaması olayın iş kazası niteliğini kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Ancak bildirimsizlik ispat ve sosyal güvenlik süreçlerinin yürütülmesini güçleştirebilir.
4/b sigortalıları için de üç iş günlük süre var mı?
4/b sigortalılarında farklı bir düzenleme vardır. İş kazasının, bir ayı geçmemek şartıyla rahatsızlığın bildirim yapmaya engel olmadığı günden sonraki üç iş günü içerisinde sigortalının kendisi tarafından bildirilmesi gerekir.
Sonuç: İş Kazasında Üç İş Günlük Süre Doğru Hesaplanmalıdır
İş kazası sonrasında yapılacak bildirimler hem sosyal güvenlik sürecinin sağlıklı yürütülmesi hem de işverenin kanuni yükümlülüklerini yerine getirmesi bakımından önem taşımaktadır.
4/a kapsamındaki sigortalılar bakımından temel kural, iş kazasının işveren tarafından kazadan sonraki üç iş günü içerisinde SGK’ya, yetkili kolluk kuvvetlerine ise derhal bildirilmesidir.
Ancak bu kural her olayda mekanik biçimde uygulanmamalıdır.
Kazanın işverenin kontrolü dışında meydana gelmesi ve işverenin bilgi edinmesine engel bir durum bulunması hâlinde üç günlük sürenin öğrenme tarihinden başlaması söz konusu olabilir. 4/b sigortalıları bakımından ise farklı bir bildirim sistemi uygulanmaktadır.
Bildirim süresinin geçirilmesi olayın iş kazası olma niteliğini kendiliğinden ortadan kaldırmasa da işveren bakımından idari para cezasına ve SGK’nın belirli ödemeleri işverenden tahsil etmesine yol açabilir.
Bu nedenle iş kazası meydana geldiğinde;
kazanın tarihi, sigortalılık statüsü, olayın gerçekleştiği yer, işverenin öğrenme tarihi, üç iş günlük sürenin hesabı ve yapılacak bildirimin içeriği birlikte değerlendirilmelidir.
İşbu paylaşım yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki görüş, hukuki danışmanlık veya somut bir uyuşmazlığa ilişkin yönlendirme niteliği taşımamaktadır. Paylaşımda yer verilen açıklamalar, her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan, tek başına hukuki işlem veya karar dayanağı olarak değerlendirilmemelidir.
Mevzuat, yargı kararları ve uygulamalar zaman içerisinde değişiklik gösterebileceği gibi, benzer görünen hukuki uyuşmazlıklarda dahi olayın özelliklerine göre farklı sonuçlar ortaya çıkabilir. Bu nedenle hak kaybı yaşanmaması adına, somut olayın tüm bilgi ve belgeleriyle birlikte ayrıca değerlendirilmesi ve gerektiğinde profesyonel hukuki destek alınması tavsiye edilir.
Bu paylaşımın amacı hukuki konularda genel farkındalık oluşturmak ve kamuoyunu bilgilendirmektir.

