İşyerinde sürekli olarak dışlanmak, itibarsızlaştırılmak, anlamsız veya aşağılayıcı görevlere yönlendirilmek, yetkilerin sistematik biçimde azaltılması ya da çalışanın istifaya zorlanması amacı taşıyan davranışlarla karşılaşmak, her zaman sıradan bir işyeri anlaşmazlığı olarak değerlendirilemez. Bu davranışlar belirli bir süreklilik ve sistematiklik kazandığında işyerinde psikolojik taciz, yaygın kullanımıyla mobbing, gündeme gelebilir.

Mobbing Türk hukukunda tek bir kanun maddesiyle tanımlanan bağımsız bir kurum değildir. İşçinin kişilik haklarının korunması, işverenin gözetme borcu, eşit davranma yükümlülüğü, haklı fesih, maddi ve manevi tazminat ile somut davranışın niteliğine göre ceza hukuku hükümleri birlikte değerlendirilir. Bu yazıda mobbingin hangi davranışlarla oluşabileceğini, nasıl ispatlanabileceğini ve çalışanın başvurabileceği hukuki yolları 2026 itibarıyla güncel çerçevede ele alıyoruz.

Mobbing Hukuken Nasıl Değerlendirilir?

İşyerinde psikolojik taciz, genel olarak belirli bir çalışanı hedef alan; süreklilik ve sistematiklik gösteren; çalışanın kişiliğini, mesleki itibarını veya çalışma ortamındaki konumunu zedeleyen olumsuz davranışlar bütünü olarak değerlendirilir.

Her olumsuz davranış mobbing değildir. Tek seferlik tartışmalar, işverenin yönetim hakkı kapsamında kalan makul talimatlar, objektif performans değerlendirmeleri veya hukuka uygun disiplin uygulamaları kural olarak tek başına mobbing oluşturmaz. Buna karşılık yönetim hakkının bir çalışanı yıldırmak, dışlamak veya işten ayrılmaya zorlamak amacıyla sistematik biçimde kötüye kullanılması farklı değerlendirilir.

Mobbing incelemesinde davranışların tek tek değerlendirilmesinden çok, olayların zaman içindeki bütünlüğü önem taşır. Davranışların sıklığı, süresi, hedef alınan kişi, işyeri koşulları ve ortaya çıkan sonuçlar birlikte incelenir.

Mobbingin Hukuki Dayanakları

Türk Borçlar Kanunu m.417, işverenin işçinin kişiliğini koruma ve saygı gösterme borcunun temel dayanaklarından biridir. İşveren, işyerinde dürüstlük ilkelerine uygun bir düzen sağlamak ve özellikle çalışanların psikolojik ve cinsel tacize uğramamalarını, tacize uğramış olanların ise daha fazla zarar görmemelerini sağlamak için gerekli önlemleri almakla yükümlüdür.

Anayasa m.17’de güvence altına alınan kişinin maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkı da psikolojik taciz iddialarının anayasal boyutunu oluşturur. Somut olayın özelliklerine göre özel hayatın korunması, eşitlik ve etkili başvuru güvenceleri de değerlendirmeye girebilir.

4857 sayılı İş Kanunu m.5’teki eşit davranma ilkesi, mobbingin ayrımcı bir nedenle bağlantılı olduğu olaylarda ayrıca önem taşır. Ancak mobbing ile ayrımcılık aynı kavram değildir. Her mobbing olayı İş Kanunu m.5 anlamında ayrımcılık oluşturmayabileceği gibi, ayrımcılık iddiasının kendi şartları ayrıca incelenmelidir.

2025/3 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile Güncel Çerçeve

İşyerinde psikolojik taciz konusunda önemli bir güncelleme 6 Mart 2025 tarihli ve 32833 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2025/3 sayılı “İş Yerlerinde Psikolojik Tacizin (Mobbing) Önlenmesi” konulu Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile yapılmıştır.

Yeni Genelge, 2011/2 sayılı Başbakanlık Genelgesi dönemindeki yapıyı güncelleyerek Psikolojik Tacizle Mücadele Kurulunun yeniden teşekkülünü, işverenlerin önleyici ve koruyucu politikalar geliştirmesini, psikolojik taciz iddialarının etkili ve ivedi biçimde araştırılmasını, gizliliğin korunmasını ve farkındalık çalışmalarının artırılmasını öngörmektedir.

ALO 170 üzerinden psikolojik taciz konusunda bilgilendirme, yönlendirme ve başvuru mekanizması da devam etmektedir. Genelge tek başına özel bir tazminat davası türü yaratmaz; ancak işyerinde psikolojik tacizin önlenmesine ilişkin güncel idari çerçevenin önemli bir parçasıdır.

Hangi Davranışlar Mobbing Göstergesi Olabilir?

Çalışanın sürekli ve gerekçesiz biçimde toplantılardan veya bilgi akışından dışlanması; görev ve yetkilerinin sistematik biçimde azaltılması; mesleki yeterliliğini hedef alan aşağılayıcı söylemlere maruz bırakılması; gerçekçi olmayan görevler verilmesi; sürekli olarak asılsız disiplin süreçlerine tabi tutulması; diğer çalışanlardan izole edilmesi veya istifaya zorlayacak bir çalışma ortamı oluşturulması somut olayın koşullarına göre mobbing göstergesi olabilir.

Buna karşılık görev değişikliği, performans uyarısı, iş organizasyonundaki değişiklik veya disiplin işlemi yalnızca çalışan açısından rahatsız edici olduğu için mobbing sayılmaz. İşlemin objektif gerekçesi, ölçülülüğü, diğer çalışanlara uygulanan yöntem ve davranışların sürekliliği birlikte değerlendirilmelidir.

Mobbinge Maruz Kalan İşçi Haklı Nedenle Feshedebilir mi?

Sistematik psikolojik tacizin işçinin kişilik haklarını ve çalışma koşullarını ağır biçimde ihlal ettiği hâllerde, somut olayın niteliğine göre İş Kanunu m.24 kapsamında haklı nedenle fesih gündeme gelebilir.

Haklı nedenle fesihte işçi kural olarak ihbar tazminatı talep edemez. Buna karşılık kıdem tazminatının diğer şartları da mevcutsa kıdem tazminatı hakkı doğabilir.

Fesih bildiriminin hangi vakıalara dayandığı ve bu vakıaların nasıl ispatlanacağı önemlidir. İşçinin yalnızca “mobbing nedeniyle ayrılıyorum” şeklinde genel bir ifade kullanması yerine, hukuka uygun şekilde somutlaştırılmış olayların tarih ve içerikleriyle ortaya konulması ilerideki uyuşmazlık bakımından önem taşıyabilir.

Haklı fesihte süre meselesi de somut olayın niteliğine göre dikkatle değerlendirilmelidir. Mobbing çoğu zaman tek bir olaydan değil süreklilik gösteren davranışlar bütününden oluştuğu için İş Kanunu m.26’daki sürelerin hangi olaydan itibaren işleyeceği her dosyada aynı şekilde belirlenemez.

Maddi ve Manevi Tazminat Talep Edilebilir mi?

Mobbing nedeniyle kişilik hakları ihlal edilen çalışan, şartları varsa manevi tazminat talep edebilir. Psikolojik taciz nedeniyle tedavi gideri, gelir kaybı veya başka bir ekonomik zarar ortaya çıkmışsa maddi tazminat talebi de gündeme gelebilir.

İşveren mobbingi bizzat gerçekleştirmiş olabileceği gibi, yönetici veya başka çalışanlar tarafından gerçekleştirilen psikolojik tacizi bildiği ya da bilmesi gerektiği hâlde gerekli önlemleri almaması nedeniyle de sorumlulukla karşılaşabilir. TBK m.417’deki koruma ve gözetme borcu bu noktada önem taşır.

Zamanaşımı süresi talebin hukuki niteliğine göre değişebileceğinden, tüm mobbing talepleri için tek bir süre vermek doğru değildir. İş sözleşmesinden doğan sorumluluk, kişilik hakkı ihlali, işçilik alacağı ve haksız fiil nitelendirmeleri bakımından uygulanacak hükümler ayrıca belirlenmelidir.

Mobbing Nasıl İspatlanır?

Mobbing uyuşmazlıklarının en önemli güçlüğü ispat konusudur. Psikolojik taciz çoğu zaman tek bir açık işlemle değil, zamana yayılan davranışların birleşmesiyle ortaya çıkar. Bu nedenle olayların kronolojik ve bütüncül biçimde ortaya konulması önemlidir.

Yargısal değerlendirmede her olay için doğrudan ve kesin bir belge bulunması her zaman beklenmez. Somut ve tutarlı emareler, olayların olağan akışı ve delillerin birbirini desteklemesi önem taşıyabilir. Bununla birlikte mobbing iddiası yalnızca soyut kanaat veya kişisel rahatsızlık beyanına dayandırılamaz.

İspatta e-posta ve kurum içi yazışmalar, hukuka uygun şekilde elde edilmiş mesajlar, tanık anlatımları, görev ve yetki değişikliklerine ilişkin kayıtlar, performans değerlendirmeleri, disiplin evrakı, şikâyet başvuruları, sağlık kayıtları ve olayların tarih sırasına göre tutulduğu kişisel kayıtlar somut olaya göre önem taşıyabilir.

Delil Toplarken Hukuka Uygunluk Neden Önemlidir?

Mobbing iddiasını ispatlama amacı, her türlü delil elde etme yöntemini hukuka uygun hâle getirmez. Özellikle gizli ses veya görüntü kayıtları, kişisel veriler ve özel yazışmalar bakımından delilin elde edilme biçimi ayrıca değerlendirilmelidir.

Hukuka aykırı delil toplama girişimi, iş uyuşmazlığından bağımsız olarak kişilik hakları, kişisel verilerin korunması veya ceza hukuku bakımından yeni sorunlara yol açabilir. Bu nedenle delil stratejisi oluşturulurken yalnızca delilin neyi gösterdiğine değil, nasıl elde edildiğine de dikkat edilmelidir.

Başvuru ve Şikâyet Yolları

Özel sektör çalışanları, işyeri içindeki insan kaynakları veya etik/uyum mekanizmalarına yazılı başvuru yapabilir; ayrıca Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına, ALO 170 üzerinden veya ilgili idari kanallardan başvurabilir. Somut olay ayrımcılık yasağı kapsamında ise Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumuna başvuru şartları da ayrıca değerlendirilebilir.

Kamu görevlileri bakımından kurum içi idari ve disiplin başvuruları, Kamu Denetçiliği Kurumu, TİHEK ve somut işlemin niteliğine göre idari yargı yolları gündeme gelebilir.

Mobbing oluşturan davranış aynı zamanda tehdit, hakaret, kasten yaralama, ısrarlı takip veya kişilerin huzur ve sükûnunu bozma gibi bağımsız bir suçun unsurlarını taşıyorsa ceza hukuku yolları ayrıca kullanılabilir. Türk Ceza Kanunu’nda “mobbing” adıyla bağımsız bir suç tipi bulunmamaktadır.

Dava Açmadan Önce Arabuluculuk Gerekir mi?

İşçi ile işveren arasındaki işçilik alacağı ve tazminat taleplerinde, kanundaki istisnalar saklı kalmak üzere dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk gündeme gelir. Bu nedenle mobbing nedeniyle işverenden kıdem tazminatı, maddi veya manevi tazminat gibi talepler ileri sürülecekse başvurulacak yargı yolu kadar dava şartı arabuluculuk da kontrol edilmelidir.

Ceza soruşturması, idari başvuru veya bazı farklı hukuki yollar bakımından ise aynı arabuluculuk kuralı uygulanmaz. Talebin hukuki niteliği doğru belirlenmelidir.

Uygulamada Sık Yapılan Hatalar

Her olumsuz işyeri davranışını mobbing olarak nitelendirmek, olayların tarih ve içeriklerini kaydetmemek, yalnızca sözlü şikâyetle yetinmek, hukuka aykırı delil toplamaya çalışmak ve haklı fesih kararı vermeden önce fesih sebebi ile süreleri değerlendirmemek uygulamada sık karşılaşılan hatalardandır.

Diğer taraftan işverenin de şikâyeti görmezden gelmesi, etkin bir iç inceleme yapmaması, gizliliği korumaması veya şikâyette bulunan çalışanı misillemeye maruz bırakması TBK m.417 kapsamındaki sorumluluğun değerlendirilmesinde önem taşıyabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Tek bir hakaret mobbing sayılır mı?

Kural olarak mobbing sistematiklik ve süreklilik gerektirir. Ancak tek bir ağır davranış mobbing sayılmasa bile hakaret, kişilik hakkı ihlali veya başka bir hukuka aykırılık oluşturabilir.

İşverenin performans uyarısı mobbing midir?

Objektif ve ölçülü performans yönetimi tek başına mobbing değildir. Uyarıların gerçeğe aykırı, sistematik ve yıldırma amacı taşıyan bir sürecin parçası olması hâlinde değerlendirme değişebilir.

Mobbing nedeniyle istifa eden işçi kıdem tazminatı alabilir mi?

Ayrılışın hukuken İş Kanunu m.24 kapsamında haklı fesih niteliğinde olduğu ve diğer şartların bulunduğu ispatlanırsa kıdem tazminatı gündeme gelebilir.

Mobbing nedeniyle ihbar tazminatı alınır mı?

İşçi haklı nedenle kendisi feshediyorsa kural olarak ihbar tazminatı talep edemez.

Sağlık raporu tek başına mobbingi ispatlar mı?

Hayır. Sağlık kayıtları iddiayı destekleyebilir ancak işyerindeki davranışlarla bağlantı ve diğer deliller birlikte değerlendirilir.

Gizli ses kaydı delil olarak kullanılabilir mi?

Her olay için geçerli tek bir cevap yoktur. Kaydın elde edilme koşulları, başka türlü delil elde etme imkânı ve özel hayat/kişisel veri boyutu ayrıca değerlendirilmelidir.

ALO 170’e başvurmak dava açmaya engel olur mu?

Hayır. İdari başvuru ile yargısal yolların niteliği farklıdır ancak süreler ve somut talep ayrıca takip edilmelidir.

Sonuç

Mobbing, çalışan açısından yalnızca rahatsız edici bir işyeri deneyimi değil; şartları oluştuğunda işverenin kişiliği koruma borcunun ihlali, haklı fesih, tazminat, ayrımcılık veya somut eyleme göre ceza hukuku sonuçları doğurabilen ciddi bir hukuki sorundur.

Bir uyuşmazlığın mobbing olarak nitelendirilmesinde belirleyici olan tek bir olay değil, davranışların bütünü, sürekliliği, sistematikliği, işverenin tutumu ve delil yapısıdır. Bu nedenle sürecin erken aşamadan itibaren hukuka uygun biçimde belgelenmesi ve başvuru yolunun somut olayın özelliklerine göre belirlenmesi hak kaybı riskini azaltır.

Hukuki Dayanak ve Güncellik Notu

Başlıca hukuki dayanaklar: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.417; 4857 sayılı İş Kanunu m.5 ve m.24; 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m.17; somut eylemin niteliğine göre Türk Ceza Kanunu hükümleri; 6 Mart 2025 tarihli ve 32833 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2025/3 sayılı İş Yerlerinde Psikolojik Tacizin (Mobbing) Önlenmesi konulu Cumhurbaşkanlığı Genelgesi. Mobbing uyuşmazlıklarında yargısal değerlendirme olayın özelliklerine ve delillerin bütününe göre değişebileceğinden güncel içtihat kontrolü ayrıca yapılmalıdır.

Hukuki Bilgilendirme

İşbu paylaşım yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki görüş, hukuki danışmanlık veya somut bir uyuşmazlığa ilişkin yönlendirme niteliği taşımamaktadır. Paylaşımda yer verilen açıklamalar, her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan, tek başına hukuki işlem veya karar dayanağı olarak değerlendirilmemelidir.

Mevzuat, yargı kararları ve uygulamalar zaman içerisinde değişiklik gösterebileceği gibi, benzer görünen hukuki uyuşmazlıklarda dahi olayın özelliklerine göre farklı sonuçlar ortaya çıkabilir. Bu nedenle hak kaybı yaşanmaması adına, somut olayın tüm bilgi ve belgeleriyle birlikte ayrıca değerlendirilmesi ve gerektiğinde profesyonel hukuki destek alınması tavsiye edilir.

Bu paylaşımın amacı hukuki konularda genel farkındalık oluşturmak ve kamuoyunu bilgilendirmektir.