
Ticari Uyuşmazlıklarda Zorunlu Arabuluculuk Nedir? 2026 Rehberi
Ticari uyuşmazlıklarda dava açmadan önce arabulucuya başvurulması, 2019 yılından itibaren belirli talepler bakımından dava şartı hâline gelmiştir. Ancak “ticari bir uyuşmazlık varsa mutlaka arabulucuya gidilir” şeklindeki genelleme doğru değildir.
Dava şartı arabuluculuğun uygulanıp uygulanmayacağı; uyuşmazlığın ticari dava niteliğine, ileri sürülen talebin türüne ve özel kanunlarda farklı bir başvuru yolu öngörülüp öngörülmediğine göre belirlenir. Ayrıca 2023 yılında TTK m.5/A’nın kapsamı menfi tespit, istirdat ve itirazın iptali davaları yönünden genişletilmiştir. Bu nedenle eski içeriklerde yalnız “alacak ve tazminat davaları” ile sınırlı açıklamalar güncel değildir.
Yasal Dayanak Nedir?
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.5/A, kanunda belirtilen ticari davalarda arabulucuya başvurulmuş olmasını dava şartı olarak düzenler. Arabuluculuğa ilişkin genel hükümler ise 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nda yer almaktadır.
Dava şartı, mahkemenin işin esasını inceleyebilmesi için yerine getirilmesi gereken usul koşuludur. Kapsama giren bir uyuşmazlıkta arabuluculuğa hiç başvurulmadan dava açılması, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine yol açabilir.
Hangi Ticari Davalar Kapsamdadır?
TTK m.4 anlamında mutlak ticari davalar ile her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili nispi ticari davalar bakımından öncelikle uyuşmazlığın ticari dava niteliği belirlenir.
Dava şartı arabuluculuk özellikle konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat taleplerinde uygulanır. Bunun yanında kanun değişiklikleriyle itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları da açıkça kapsam içine alınmıştır.
Bu nedenle “saf menfi tespit davaları her durumda arabuluculuk dışındadır” şeklindeki eski Yargıtay içtihadına dayalı açıklamalar güncel kanun metni karşısında yeniden değerlendirilmelidir.
Menfi Tespit ve İstirdat Davalarında Güncel Durum
7445 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonrasında TTK m.5/A’da ticari nitelikteki menfi tespit ve istirdat davaları açıkça dava şartı arabuluculuk kapsamına alınmıştır. Bu düzenleme 1 Eylül 2023 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Dolayısıyla borçlu olmadığının tespitini isteyen ticari nitelikte bir menfi tespit davasında, yalnızca talebin “tespit” olması nedeniyle arabuluculuğun uygulanmayacağı sonucuna varmak artık doğru değildir.
İtirazın İptali Davasında Arabuluculuk
Ticari nitelikteki bir alacağa ilişkin icra takibine borçlunun itiraz etmesi ve alacaklının İİK m.67 kapsamında itirazın iptali davası açmak istemesi hâlinde, TTK m.5/A kapsamındaki dava şartı arabuluculuk uygulanabilir.
İtirazın iptali davasındaki bir yıllık özel süre ile arabuluculuk süresinin etkisi birlikte değerlendirilmelidir. Arabuluculuğa başvurulmasından son tutanağın düzenlenmesine kadar geçen sürede zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin işlememesi kuralı burada önem taşır.
Arabuluculuk Başvurusu Nereye Yapılır?
Başvuru, uyuşmazlığın konusuna göre yetkili mahkemenin bulunduğu yerdeki arabuluculuk bürosuna yapılır. Arabuluculuk bürosu bulunmayan yerlerde görevlendirilen yazı işleri birimi başvuruyu alabilir.
Yetki itirazının arabuluculuk aşamasında hangi süre içinde ve nasıl ileri sürüleceği 6325 sayılı Kanun’daki özel kurallara tabidir.
Ticari Arabuluculuk Ne Kadar Sürer?
Ticari uyuşmazlıklarda arabulucu, görevlendirildiği tarihten itibaren kural olarak altı hafta içinde süreci sonuçlandırır. Zorunlu hâllerde bu süre en fazla iki hafta uzatılabilir.
Bu süre, tarafların mutlaka altı hafta boyunca toplantı yapmak zorunda olduğu anlamına gelmez. Tarafların ilk toplantıda anlaşması veya anlaşamayacağının anlaşılması hâlinde süreç daha erken tamamlanabilir.
Tarafların Toplantıya Katılması Zorunlu mu?
Dava şartı arabuluculuk, tarafları anlaşmaya zorlamaz. Zorunlu olan, dava açmadan önce arabuluculuk sürecinin usulüne uygun şekilde yürütülmesidir.
Toplantıya mazeretsiz katılmamanın yargılama giderleri bakımından sonuçları bulunabilir. Bu nedenle davetlerin ve toplantı tutanaklarının dikkatle takip edilmesi gerekir.
Arabuluculukta Anlaşma Sağlanırsa Ne Olur?
Tarafların anlaşması hâlinde anlaşma belgesi düzenlenir. Anlaşma belgesinin icra edilebilirliği, tarafların ve avukatların imza durumuna ve belgenin içeriğine göre farklılık gösterebilir.
Tarafların ve avukatlarının birlikte imzaladığı arabuluculuk anlaşma belgesi, kanundaki şartlarda ilam niteliğinde belge sayılabilir ve ayrıca icra edilebilirlik şerhi alınmasına gerek kalmaksızın icraya konu edilebilir.
Arabuluculuk anlaşmasının kapsamı son derece önemlidir. Tarafların üzerinde anlaştığı konular hakkında sonradan dava açılması kanundaki sınırlamalara tabidir.
Anlaşma Sağlanamazsa Dava Nasıl Açılır?
Anlaşma sağlanamazsa arabulucu son tutanak düzenler. Dava açılırken son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış örneğinin dava dilekçesine eklenmesi gerekir.
Belgenin eklenmemesi ile arabuluculuğa hiç başvurulmaması farklı sonuçlar doğurabilir. Mahkeme, son tutanağın sunulması için kanundaki usule göre kesin süre verebilir; fakat arabuluculuğa hiç başvurulmamışsa dava şartı tamamlatılabilir bir eksiklik olarak değerlendirilmeyebilir.
Zamanaşımı ve Hak Düşürücü Süreler
Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı işlemez ve hak düşürücü süreler işlemez. Bu düzenleme özellikle bir yıllık itirazın iptali süresi gibi kısa özel süreler bakımından önemlidir.
Bununla birlikte arabuluculuk bittikten sonra kalan sürenin doğru hesaplanması gerekir. “Arabuluculuğa başvurdum, bütün süreler baştan başladı” şeklinde bir kabul doğru değildir.
Tahkim Anlaşması Varsa Ne Olur?
Geçerli bir tahkim anlaşması bulunan ve uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözülmesi gereken hâllerde dava şartı arabuluculuk düzenlemesinin uygulanması ayrıca değerlendirilir. TTK m.5/A, özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yolu zorunlu tutulmuşsa dava şartı arabuluculuğun uygulanmayacağını düzenlemektedir.
Her sözleşmedeki “uyuşmazlıklar hakemle çözülür” ifadesi otomatik olarak geçerli tahkim sözleşmesi anlamına gelmediğinden tahkim şartının geçerliliği ayrıca incelenmelidir.
Sıkça Sorulan Sorular
Her ticari davada arabuluculuk zorunlu mu? Hayır. Uyuşmazlık ve talep türünün TTK m.5/A kapsamında olması gerekir.
Menfi tespit davasında arabuluculuk var mı? 1 Eylül 2023’ten itibaren ticari nitelikteki menfi tespit davaları açıkça kapsam içindedir.
Arabuluculukta anlaşmak zorunlu mu? Hayır. Dava şartı, sürece başvurmayı zorunlu kılar; anlaşmayı değil.
Süre ne kadar? Ticari uyuşmazlıklarda kural olarak altı hafta, zorunlu hâllerde iki hafta ek süre vardır.
Arabuluculuk sırasında zamanaşımı işler mi? Başvuru ile son tutanak arasındaki süre zamanaşımı ve hak düşürücü süre hesabında dikkate alınmaz.
Arabulucuya gitmeden dava açılırsa ne olur? Kapsama giren uyuşmazlıkta dava şartı yokluğu nedeniyle usulden ret gündeme gelir.
Sonuç
Ticari dava şartı arabuluculuğun kapsamı 2019’daki ilk düzenlemeye göre genişlemiştir. Özellikle 1 Eylül 2023’ten itibaren itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarının açıkça kapsama alınması, eski kaynakların önemli bölümünü güncelliğini yitirmiş hâle getirmiştir.
Dava açılmadan önce uyuşmazlığın ticari niteliği, talep türü, özel başvuru yolları, tahkim şartı ve kısa dava süreleri birlikte değerlendirilmelidir.
Hukuki Dayanak ve Güncellik Notu
Başlıca hukuki dayanaklar: 6102 sayılı TTK m.4 ve m.5/A; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu; 7445 sayılı Kanunla 01.09.2023 tarihinde yürürlüğe giren değişiklikler.
Hukuki Bilgilendirme
İşbu paylaşım yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki görüş, hukuki danışmanlık veya somut bir uyuşmazlığa ilişkin yönlendirme niteliği taşımamaktadır. Paylaşımda yer verilen açıklamalar, her somut olayın kendine özgü koşulları bulunduğundan, tek başına hukuki işlem veya karar dayanağı olarak değerlendirilmemelidir. Mevzuat, yargı kararları ve uygulamalar zaman içerisinde değişiklik gösterebileceği gibi, benzer görünen hukuki uyuşmazlıklarda dahi olayın özelliklerine göre farklı sonuçlar ortaya çıkabilir. Bu nedenle hak kaybı yaşanmaması adına, somut olayın tüm bilgi ve belgeleriyle birlikte ayrıca değerlendirilmesi ve gerektiğinde profesyonel hukuki destek alınması tavsiye edilir. Bu paylaşımın amacı hukuki konularda genel farkındalık oluşturmak ve kamuoyunu bilgilendirmektir. |

